Bizi Takip Edin!
14.08.2019

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Salim Atay, tüm kamu çalışanlarını kapsayan Kamu-Veri anketine 863 bin katılım olduğunu belirtti. Tüm kurumların sorunlarını ortaya koymak adına anket yapıldığını dile getirerek, “Türkiye’nin insan kaynakları alanında tomografisini çekmiş olacağız. Bugüne kadar hep memurlar eleştirildi. Biz de bu defa memurları dinleyelim dedik. Anketin gizli ajandası yok, sorunları tespit etmek istiyoruz. Şimdi ‘fokus gruplarla’ kurumlara giderek çalışanları dinleyeceğiz” dedi.

Dünya Rekoru Oldu

Tüm memurları kapsayan anket çalışması Kamu-Veri ve üniversite öğrencilerine yol göstermesi için oluşturulan Üni-Veri projeleri ile ilgili açıklamalarda bulunan Atay, “Biz gerek Üni-Veri gerek Kamu-Veri ile toplumun kanıta dayalı veriler üzerinden sağlıklı ve objektif kararlar vermesini istediğimiz için bu çalışmaları yapıyoruz. Bu çalışmaları toplumla paylaşacağız, bizim uhdemizde kalmayacak. Kamu-Veri’ye 863 bin kişi katıldı ve bu dünya rekorudur. Bazı eleştiriler oldu. Bunu ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya gibi gelişmiş saydığımız bütün ekonomiler yapıyor. Bir insanın maaş verdiği insanın memnuniyetini, sadakatini, sorunlarını dinlemesinden daha doğal bir şey olamaz. Biz hiçbir konuda “dünyadaki iyi uygulamaları görmeden kendimiz aklettik, böyle yaptık” demeyiz. Hiçbir projemiz bizim kendi kişisel deneyimimize dayalı değildir. Biz 863 bin memurun doldurduğu anketle ilgili hala çalışıyoruz. Dünyanın bütün ülkelerinde bu çalışmalar yapılmaktadır. Bize, “Bunu e-Devlet üzerinden yapıyorsunuz insanları fişliyorsunuz” diye eleştiri geldi. Milyonlarca çalışanı olan bir kurumda, anketi insanlara ulaştırmak için başka yolumuz yok. Bu kadar kişinin anket doldurduğu yerde kimi, nerede, ne yapacaksınız? Bu kadar kişinin sağladığı görüş bize zaten yeterince şey söylüyor. ABD 599 bin kişiye ulaşabilmiş. Biz bu anketi pek çok anket şirketinin yaptığı gibi birtakım yüzdeler vermek için yapmıyoruz.” dedi.

Veriler Analiz Ediliyor

Bu anketin tüm kurumların daire başkanlığı düzeyinde sorunlarını anlayıp onlara çözüm önerileri geliştirmek için yapıldığını hatırlatan Atay, sonuçların ‘bakın kurumunuzla ilgili acil, kısa, orta ve uzun dönemli sorunlar tespit ettik’ şeklinde kurumlarla paylaşılacağını belirtti. “Sistemin daha etkili ve hızlı çalışmasını, çalışanların ise memnuniyetini sağlamak istiyoruz” diye konuşan Atay şu cümleleri ekledi: “Memurlar çalışmıyor, memurların performansı kötü, memur şu işini yapmadı diye hep memur eleştirildi. Biz de dedik ki bir de memuru dinleyelim bakalım. Şimdi bu veri gerek danışmanlarımız gerek uzmanlarımız tarafından analiz ediliyor. Bu anketin hiçbir gizli ajandası yoktur. Biz kamuyuz, çalışanları daha iyi anlamak istiyoruz. Sorunları, şikâyetleri tespit etmek istiyoruz. Soruların içine çağdaş insan kaynakları yönetimiyle ilgili sorular koyduk. Bu işe almayla başlar, ücretle devam eder, performans ve kariyer planlamayla sürer. Mesela kariyer planlaması yapıldığını düşünüyor musunuz dedik. "İşini seviyor musun, kendini ait hissediyor musun, emeğinin karşılığını aldığını, daha fazla çalıştığın zaman emeğinin karşılığını aldığını, işini eşit şartlarda yaptığın zaman ödüllendirildiğini düşünüyor musun? Yöneticin kariyer planınla ilgili sana yardımcı oluyor mu?" şeklinde sorular var.

Sonuçlara Göre Yerinde Tespit

Çalışanları tarafından devletin yaptığı araştırmaya en çok katılan ülke olduklarını hatırlatan Atay, “İnsan Kaynakları Ofisi olarak kamuda çalışan herkesi ilgilendirecek bir ölçümle bu işe girdik ve elimizde bir master data oldu. Bu veriyi işleyerek ilgili kurumlara çıktı sağlayacağız, onların önünü görmesini sağlayacağız. Anketi her yıl tekrarlayacağız. Bu master data üzerinden Türkiye’nin insan kaynakları yönetimini, politikalarını ve yöntemlerini ortaya çıkaracağız. Bir anlamda kamunun tomografisini çekeceğiz. Burada çok enteresan şeylerle karşılaştık. Büyük bir devlet, milyonlarca çalışanı var. Devlette binlerce pozisyon var. Sadece anket verilerine dayanarak olayların üzerine gitmeyeceğiz. Bundan sonra fokus gruplarımız olacak. İçinde akademisyen, endüstri mühendisi, endüstriyel psikolog olan ekiplerimiz var. Bunlar ilgili kurumlara gidiyorlar ve ‘sizin kurumunuzla ilgili yaptığımız anketten şu sonuçlara ulaştık, bu sizin için ne anlama geliyor’ diye yerinde tespit yapacağız. Bizim çıkardığımız sonuçtan ne anlamalıyız diye tespit yapacaklar. Gerekli görürsek bireysel görüşmeler yapacağız. Arkadaşlarıma şunu söylüyorum. En katı bir bilim adımının bize sorduğu soruya yanıt veremiyorsak milletin karşısına çıkmayalım. Bir bilim adamı desin ki ‘bunu nasıl ölçtün’ bunun cevabını veremeyeceksek bu işe girmeyelim. Bizim için ölçü budur, bilimsellik esastır” açıklamalarında bulundu.

“Sosyal Medya ve Blogları İnceledik”

Atay, anket için 3 bini aşan bir soru havuz oluşturulduğunu belirterek, “Bu sorular dışında CİMER’e gelen binlerce şikâyetin hepsini analiz ettik. Sosyal medyada ne kadar şikâyet varsa o sorunların hepsini aldık, inceledik. Forumlar, bloglar hepsini aldık, inceledik, analiz ettik. Vatandaşın hakkında karar vermek vebal gerektiren bir iştir. Bir vatandaşın mağdur olacağı bir şeye nasıl sebep olurum? Bizim önceliğimiz kurumlarda farkındalık oluşturmaktır. Kişisel hiçbir veri bizim elimizde bulunmaz” diye konuştu.

Üniversite Mezunu Hangi Alanda Çalışıyor?

Üni-Veri isimli bilimsel metotlara dayalı çalışmanın dünyada çok az ülkenin yaptığı bir çalışma olduğunun altını çizen Atay şunları söyledi: “Bu verilerin daha kapsamlı sonuçlarını bütün rektörlerle paylaşacağız ve çalışma bitmek üzere. Bizim en önemli öznemiz gençliktir. Şu anda birinci önceliğimiz mezunların takibidir. Bir rektör hem bölümlerin hem mezunların durumlarını sistemden görebilecek. Yükseköğretim tarihinde yapılmamış bir şey yaptık. Bir öğrenci mezun olduğu alanda mı bir iş yapıyor yoksa bir lise mezununun yapabileceği bir alanda mı çalışıyor bunu da ölçtük. Bu da Cumhuriyet Tarihinde bir ilk oldu. Tıpçılar, hukukçular, eczacı kendi mesleğini yapıyor. Ama bazı bölümler var, o çocuğun o mesleği yapması için 4 yıl okumasına gerek yok. Ortada bu kadar somut, gerçekçi veri varken hiçbir yönetici bir veri yokmuş gibi davranamaz. Kamuoyu da bu işin peşinde olsun. Nitelik gerektirmeyen işlere çocuğunu vermesin. Üniversiteler ve karar verici kurumlar bakacaklar piyasada karşılığı olmayan bölümlerle ilgili kontenjan artırmayacaklar, gereksiz bölüm açmayacaklar. Gençlerin emeğini zayi eden alanlara girmeyeceğiz. Bu bir planlamanın da başlangıcı oldu.”

Tüm Haberler
Diğer Haberler